Kapalı duran penceremden
Odama giren sabah güneşi
Günaydın diyor
Sandalyanın sırtında ceketim
Dün gece olup bitenleri unutmuş
Uzun etme diyor işte
Ve bir mırıltı
Kulağımın dibinde
Ben başlıyan günüm
Aydınlığı getirdim sana
İnsanoğlu
Hadi kalksana
Peşinden lâfa karışıyor pencere
Günaydın Muzaffer Bey
Sokaklar seni bekliyor
-Sokaklar beni bekliyormuş-
Günaydın
~ Muzaffer Tayyip Uslu
Seçme Şiirler
Ölümden Sonra
Diyecekler ki arkamdan
Ben öldükten sonra
O, yalnız şiir yazardı
Ve yağmurlu gecelerde
Elleri cebinde gezerdi
Yazık diyecek
Hatıra defterimi okuyan
Ne talihsiz adammış
İmanı gevremiş parasızlıktan
~ Muzaffer Tayyip Uslu
Ben öldükten sonra
O, yalnız şiir yazardı
Ve yağmurlu gecelerde
Elleri cebinde gezerdi
Yazık diyecek
Hatıra defterimi okuyan
Ne talihsiz adammış
İmanı gevremiş parasızlıktan
~ Muzaffer Tayyip Uslu
Yürü, can gözünü aç
Yürü, can gözünü aç,
Şu âşıklara bir bak hele:
Nasıl sarmaş dolaş, gönül gibi bir şey olmuşlar,
Nasıl gelmişler can gibi
Elsiz, ayaksız hale.
Bahçeden daha güler yüzlü onlar,
Gülden daha güler yüzlü.
Bilgiden daha doğru,
Akıldan daha hünerli,
Serviden daha hür.
Ölmezlik suyundan daha arı, duru.
Hep zerreler gibi hovardalar.
Güneş onlara kaftan.
Balçığa ayak basmışlar,
Baş koymuşlar gönül dizine.
Kanların üzerinden geçmişler,
Kan denizlerinin dalgaları arasından.
Etekleri gene tertemiz;
Bir şey bulaşmadan eteklerine.
Diken içindeler,
Ama gül gibiler.
Hapisteler,
Ama şarap gibiler.
Balçık içindeler,
Ama gönül gibiler.
Gece içindeler,
Ama sabah gibiler.
Sen onların şarabını bir iç de gör:
Nasıl birdenbire ferah olur, aydınlanır yüreğin,
Birdenbire nasıl unutulur her şey,
Nasıl birdenbire gözlerinin içi güler.
~ Mevlana
Şu âşıklara bir bak hele:
Nasıl sarmaş dolaş, gönül gibi bir şey olmuşlar,
Nasıl gelmişler can gibi
Elsiz, ayaksız hale.
Bahçeden daha güler yüzlü onlar,
Gülden daha güler yüzlü.
Bilgiden daha doğru,
Akıldan daha hünerli,
Serviden daha hür.
Ölmezlik suyundan daha arı, duru.
Hep zerreler gibi hovardalar.
Güneş onlara kaftan.
Balçığa ayak basmışlar,
Baş koymuşlar gönül dizine.
Kanların üzerinden geçmişler,
Kan denizlerinin dalgaları arasından.
Etekleri gene tertemiz;
Bir şey bulaşmadan eteklerine.
Diken içindeler,
Ama gül gibiler.
Hapisteler,
Ama şarap gibiler.
Balçık içindeler,
Ama gönül gibiler.
Gece içindeler,
Ama sabah gibiler.
Sen onların şarabını bir iç de gör:
Nasıl birdenbire ferah olur, aydınlanır yüreğin,
Birdenbire nasıl unutulur her şey,
Nasıl birdenbire gözlerinin içi güler.
~ Mevlana
Baş Ağrısı
Şimdi evime girsem bile
Biraz sonra çıkabilirim
Mademki bu esvaplarla ayakkaplar benim
Ve madem ki sokaklar kimsenin değil.
~ Orhan Veli
Biraz sonra çıkabilirim
Mademki bu esvaplarla ayakkaplar benim
Ve madem ki sokaklar kimsenin değil.
~ Orhan Veli
Ne İçindeyim Zamanın
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.
Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.
Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.
Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.
~ Ahmet Hamdi Tanpınar
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.
Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.
Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.
Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.
~ Ahmet Hamdi Tanpınar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)